http://www.mehmettunabas.tr.com.tr
politic

Journals

Monday,Oct 19 2009, 11:20:39 PMTÜRKİYE (Turkey)

 
Türkiye Tanıtım

TÜRKİYE’YE “Medeniyetin Besigi” denir.. ve bu tarihi ülkede seyahat ederek yabancilar bu deyisin ne manaya geldigini görebilmektedirler..

Dünya’nin ilk yerlesim birimi.. Catalhöyük’te bir sehir .. milattan önce 6,500 tarhine kadar uzanmaktadir..O tarihten bugüne kadar, Türkiye son derece zengin bir tarihe ev sahipligi yapmis,
ve bu da modern medeniyetimizde kalici izler birakmistir..Yüzlerce senelik kültür mirasi Türkiye’yi bir bilgi ve kültür cenneti haline getirmistir.. Hititler, Frigyalilar, Urartulular, Likyalilar, Lidyalilar, İyonlar, Persler, Makedonyalilar, Romalilar, Bizanslilar, Selcuklular, ve Osmanlilar.. hepsi, Türk tarihine öneml katkilarda bulunmuslardir.. ve ülkenin her tarafina yayilmis olan tarihi harabeler herbir medeniyetin kendine has çizgilerini sergilemektedir.. Türkiye’nin ayni zamanda çok büyüleyici bir yakin tarihi bulunmaktadir.. Osmanli Imparatorlugu’nun çöküsünü takiben, meslek olarak asker ve kisilik olarak büyük vizyon sahibi Mustafa Kemal adinda genç bir adam Birinci Dünya Savasi’nin yenilgisini bütün istilaci kuvvetleri ülkeden atarak memleketi adina parlak bir zafere dönüstürmüstür Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1923 ‘de Türkiye Cumhuriyet’ni kurmus ve ülkesini büyük ekonomik ilerleme ve tümden modernizasyonla baris ve huzura kavusturmustur. Yaklasik 100 sene sonra, Türkiye hala bu gururu yasamaktadir.. “Yurtta Baris Cihanda Baris” sloganiyla...                                .
Indim Havuz Basina - Fasl-i Beyoglu

(((Coğrafi ve Siyasi Konum. Jeopolitik konumuyla dünyanın en stratejik ülkelerinden biri olan Türkiye, “Eski Dünya Karaları” denilen Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişme noktasındadır. Doğu ve Batı uygarlıkları arasında olduğu gibi, tüm dinler arasında da tek köprüdür.

Türkiye, üç tarafını çeviren Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi’yle dünya okyanuslarına bağlanır. Tüm dünya ile komşu gibidir ve tarih boyunca büyük göç ve ticaret yollarının merkezi olmuştur. Boğazlar aracılığıyla Karadeniz dünyaya açılmakta ve bir iç deniz olan Marmara’dan çok önemli su yolları geçmektedir. Doğuda Gürcistan, Erme-nistan, Nahçıvan ve İran; batıda Bulgaristan ve Yunanistan; güneyde Suriye ve Irak ile komşudur.

Erciyes Dağı - KAYSERİ


Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı (AGİT), Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), İslam Konferansı Örgütü (İKÖ), Karadeniz Ekonomik İş Birliği Örgütü (KEİ), Ekonomik İş Birliği Teşkilatı (EİT) gibi çeşitli kuruluşlara üye olan Türkiye, aynı zamanda AB üyeliğine adaydır.

Yüzölçümü ve Yüzey Şekilleri. Bir dikdörtgene benzeyen Türkiye topraklarının yüzölçümü 814.578 km²'dir. İran dışında bütün komşularından ve Rusya Federasyonu dışında tüm Avrupa ülkelerinden daha geniş topraklara sahiptir. Yüzölçümünün % 3’lük bölümünün yer aldığı Avrupa’daki topraklarına Trakya, % 97’lik bölümü oluşturan Asya’daki topraklarına ise Anadolu denilmektedir.

Türkiye’nin kara sınırlarının uzunluğu 2.875 km, deniz sınırlarının uzunluğu 8.333 km; genişliği yaklaşık 550 km, uzunluğu 1.500 km kadardır.

36-42 derece Kuzey enlemleri, 26-45 derece Doğu boy-lamları arasında yer almakta ve doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı bulunmaktadır.
Jeolojik bakımdan her türlü ve her yaşta yüzey şekillerine sahip, yüksek ve dağlık bir ülke olan Türkiye; 1.132 metreyi bulan ortalama yükseltisi ile kıtaların en yükseği olan Asya’dan (1010 m) bile daha yüksektir. Kuzey ve güneyi yüksek dağlarla kuşatılmıştır. Kuzeyde Karadeniz boyunca Kuzey Anadolu Dağları, güneyde ise Toroslar, Türkiye’nin yükseklik karakterini belirler. Kuzey Anadolu Dağları’nın en yüksek noktası olan Kaçkar Tepesi’ni, Ilgaz ve Köroğlu Dağları izler. Marmara Bölgesi’nde Samanlı Dağları, Uludağ, Istranca Dağları ve Tekirdağ; Ege Bölgesi’nde Kozak, Yunt ve Aydın Dağları; İç Anadolu Bölgesi’nde Kızıldağ, Hasan Dağı, İdris, Elma ve Ayaş Dağları; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise Karacadağ, Raman ve Sof Dağları yer alır. 5.137 m ile Türkiye’nin en yüksek dağı olan Büyük Ağrı Dağı ve onun yanında sönmüş bir volkanik dağ olan Süphan Dağı ile Nemrut ve Alacadağ Doğu Anadolu Bölgesi’ndedir.

Türkiye; deniz, nehir ve ovaları ile tarıma ve hayvancılığa elverişli alanlar açısından çok zengindir. Kuzey ve güneydeki sıradağlar, Anadolu’nun orta kesimindeki geniş düzlükler sayesinde birbirinden ayrılır. En verimli ovalar Karadeniz Bölgesi’nde Bafra, Çarşamba ve Merzifon Ovaları; İç Anadolu Bölgesi’nde Konya Ovası; Akdeniz Bölgesi’nde Çukurova; Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Muş Ovası; Ege Bölgesi’nde Bakırçay, Gediz, Büyük ve Küçük Menderes Ovaları’dır.

Cilo Sat Dağları - HAKKÂRİ


Türkiye, dünyanın önemli deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya kuşağı üzerindedir ve Kuzey Anadolu fayı boyunca 1939’dan bu yana sekiz büyük deprem yaşamıştır.

Akarsu ve Göller. Türkiye, akarsu ve göller bakımından da zengin ülkeler arasındadır. Enerji üretim potansiyelleri fazla olan akarsuların yöneldiği havzaların en genişi Karadeniz Havzası’dır.
Denize olan mesafe, deniz seviyesine göre uzaklık ve dağ sıralarının varlığı gibi nedenlerle bölgeler arasında önemli iklim farklılıkları gözlenir. Akdeniz, Ege ve Marmara Bölgesi’nin güneyinde yaz ayları sıcak ve kurak, kış ayları ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimi belirgindir. Nüfus

Türkiye genç nüfusa sahip bir ülkedir.



Türkiye genç nüfusa sahip bir ülkedir.


2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre toplam 67 milyon 844 bin kişinin yaşadığı Türkiye’de, 2005 yılı sonu itibarıyla nüfusun 72 milyonu aştığı tahmin edilmektedir. 1927 yılında yaklaşık 13 milyon 600 bin olan nüfus, 73 yılda beş kat artış göstermiştir. 1990-2000 döneminde yıllık nüfus artış hızı binde 18.3 olarak gerçekleşmiştir. 2000-2010 döneminde bu oranın binde 14.47’ye düşmesi beklen-mektedir. Buna göre bir sonraki nüfus sayımının yapılacağı 2010 yılı, yıl ortası nüfusunun 76.5 milyon olacağı tahmin edilmektedir.

1975 sayımına göre nüfusun % 58’lik bölümü kırsal alanlarda ve % 41.81’i kentsel alanlarda yaşarken; 2000 yılı Nüfusun 33.6 milyonunu kadınlar, 34.2 milyonunu erkekler oluşturmaktadır. Türkiye genç nüfuslu bir ülkedir. Toplam nüfusun % 28.07’si 0-14 yaş grubu, % 65.95’i 15-64 yaş grubu ve sadece % 5.96’sı 65 yaş grubu ve üstüdür. Oysa AB ülkelerinde 0-14 yaş grubunun toplam nüfus içerisindeki payı % 17.2 ile Türkiye’nin yarısı; 65+ yaş grubunun ise % 15.7 ile Türkiye oranının üç katıdır.

Dil. Türkiye’nin resmi dili Türkçe’dir ve nüfusunun % 90’ı Türkçe konuşmaktadır. Bir Ural-Altay bileşken dili olan Türkiye Türkçe’si, zaman içinde göçlerle farklılaşmış ve evrime uğramıştır. Türkiye Türkçe’si, Arapça ve Farsça’dan çok sayıda sözcük alan Osmanlıca’nın Cumhuriyet sonrası evrime uğramış modern biçimidir. Bu dil, Azerice ve Türkmence ile birlikte 11. yüzyıldan beri bilinen Oğuz lehçelerinin alt öğesini oluşturur.
 

Mustafa Kemal Atatürk, Kayseri’de yeni Türk Alfabesinin
uygulamasını gösterirken.


Türkçe, bugün yeryüzünde konuşulan ortalama 4.000 dil arasında en yaygın konuşulan yedinci dildir ve 200 milyonun üzerinde insan tarafından konuşulmaktadır.

Türkler, 8. yüzyıldan bu yana çok farklı yazı dili kullanmışlar, ancak en uzun süre Göktürk, Uygur, Arap ve son olarak da Latin alfabelerini tercih etmişlerdir. Çağdaş uygarlıklar düzeyine ulaşmayı hedef alan Mustafa Kemal Atatürk, 1928 yılında Arap alfabesinin yerine, Türkçe’nin ses düzenine uygun olarak hazırlanan Latin harflerinin kabul edilmesini sağlamıştır.

Atatürk, 1932’de Türk dilinin Arapça ve Farsça kelimeler-den arındırılıp sadeleşmesi amacıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kurulmasını istemiştir. Sonradan Türk Dil Kurumu adını alan cemiyet, çağdaş Türkçe’nin oluşmasında önemli adımlar atmıştır. Türk Dil Kurumu 1983 yılında, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesine alınmıştır. Bu çalışmaların sonucunda Atatürk’ün yaptığı Dil İnkılabı halka mal olmuş ve 1932 yılından önce, yazı dilinde % 35-40 civarında olan Türkçe sözcük kullanma oranı bugün % 75-80’lere ulaşmıştır. (((Coğrafi Bölgeler Bunlar, kapladığı alanlara göre sırayla; Doğu Anadolu Bölgesi (% 21), İç Anadolu Bölgesi (% 20), Karadeniz Bölgesi (% 1Cool, Akdeniz Bölgesi (% 15), Ege Bölgesi (% 10), Marmara Bölgesi (% 8.5) ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi (% 7.5)’dir.

Türkiye, doğal, beşeri ve ekonomik etmenler bakımından, 1941 yılında yapılan “1. Türkiye Coğrafya Kongresi”nde yedi coğrafi bölgeye ayrılmıştır.
Marmara Bölgesi

Adını Marmara Denizi’nden alan bölge, Türkiye’nin kuzeybatı köşesinde yer alır ve yüzölçümü 67.000 km²'dir. Karadeniz, Marmara ve Ege Denizlerine komşudur. İstanbul ile Çanakkale Boğazı bu bölgededir ve hem Asya hem de Avrupa’da toprakları vardır. Ege kıyıları açığında bulunan Bozcaada ve Gökçeada (İmroz) da Marmara Bölgesi alanındadır. Bölgenin nüfusu 2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre 17 milyon 365 bin 027’ye yükselmiştir. Bu nüfusun 13 milyon 730 bin 962’si şehirlerde, 3 milyon 634 bin 065’i köylerde yaşamaktadır. Binde 26.69 ile Türkiye’deki en yüksek nüfus artış hızına sahip olan bölge, sürekli göç almaktadır.
İstanbul - Bursa - İzmit ekseni ile Türkiye’nin sanayi mer-kezi konumundaki Marmara Bölgesi’nde sanayi ve ticaretin yanı sıra turizm de önemli bir geçim kaynağıdır.

Bölgede üretilen sanayi malları arasında; işlenmiş gıda, dokuma, hazır giyim, çimento, kâğıt, petrokimya ürünleri, otomobil ve yedek parça, metal ve elektrikli eşya ile vagon ve gemi başta gelir.

Avrupa ile Asya’yı birbirine bağlayan en kısa karayollarının ve Karadeniz ülkelerini Akdeniz’e bağlayan denizyolunun buradan geçmesi bölgeye ayrı bir üstünlük kazandırmış; bölgenin her alanda gelişmesine, kalabalıklaşmasına ve zenginleşmesine yol açmıştır. Yüzyıllarca birçok büyük uygarlığa ev sahipliği yapan bölge, tarihi yapıları ve doğal güzellikleriyle dünyanın en önemli kültür, sanat ve turizm merkezlerinden biri olmuştur.

Anadolu Hisarı - İSTANBUL


Bir Dünya Kenti: İstanbul. 8000 yıllık geçmişin birikimi olan tarihi mekanları, müzeleri, sarayları, surları, yalıları, doğal güzellikleri ve inanç merkezleriyle İstanbul; her zevkin ve her isteğin tatmin edilebileceği; seçkin bir hoşgörü, bir sentez odağıdır.

İstanbul, gerek nüfus ve kapladığı alan, gerekse ekonomi, ticaret, sermaye ve kültür açısından Türkiye’nin en büyük kentidir. Ayrıca devlete ödenen gelir vergisinin yarıya yakını bu kent ve çevresinden sağlanmaktadır. En büyük ithalat limanına sahip olan İstanbul, ülke deniz yollarının başlangıcı özelliği taşıyan ve dünyanın öteki ülkeleriyle havayolu bağlantısını sağlayan en büyük merkezdir. İstanbul’un Asya ve Avrupa yakaları iki büyük köprü ile birbirine bağlanmaktadır.

Dolmabahçe Sarayı - İSTANBUL


“İmparatorluklar Başkenti” olan İstanbul, M.Ö. 658 yıllarında Megaralılar tarafından kurulmuş ve kumandanları Byzas’ın adı nedeniyle “Byzantium” adını almıştır.
Marmara Denizi ile “Altın Boynuz” denilen Haliç arasında uzanan kara sularının iç kesimindeki tarihi yarımada, başkentliğini yaptığı Roma, Bizans ve Osmanlı İmpara-torlukları'nın izlerini taşıyan sanat eserleri ile dolu bir açık hava müzesi gibidir.

Osmanlı sultanlarının 400 yıl süresince siyasi merkezi olan ve bugün müze olarak kullanılan Topkapı Sarayı; dünyaca ünlü eserleri ve kutsal emanetleriyle farklı kültürlere mensup tüm insanların ilgisini çekmektedir.
İstanbul’un bir diğer görkemli sarayı ise Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan, 56 sütunla çevrili ve 4.5 ton ağırlı-ğındaki avize ile aydınlatılan Dolmabahçe Sarayı’dır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 tarihinde bu sarayda vefat etmiştir.

Yaklaşık 500 camisiyle bir camiler kenti olan İstanbul’un en ünlü camisi altı minaresi olan Sultan Ahmet Camisi'dir. Cami ile birlikte çeşmeyi de içine alan Sultan Ahmet Meydanı ise tüm turistlerin uğradığı bir yerdir. Ünlü Türk mimarı Sinan’ın yaptığı Süleymaniye Camisi diğer önemli camilerdendir.

İmparator Konstantin tarafından 4. yüzyılda bazilika olarak inşa ettirilen Ayasofya Müzesi ise Bizans devrinin kentteki en görkemli eseridir. Yüksekliği 55, genişliği 31 m olan kubbesi ile Roma-St. Peter, Londra-St. Paul ve Milan-Duomo katedrallerinden sonra, büyüklük bakımından dördüncü sırada yer alır ve bunların en eski olanıdır. Kariye Müzesi ile 6. yüzyılda Bizanslılar tarafından kentin su ihtiyacını karşılamak amacıyla yaptırılan ve içinde 336 sütun bulunan Yerebatan Sarayı da kentteki diğer görkemli tarihi eserler arasındadır.
 

Kapalı Çarşı - İSTANBUL


İstanbul’da bunların dışında daha çok sayıda müze ve anıt bulunmaktadır. İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Atatürk Müzesi, Sadberk Hanım Müzesi, Mozaik Müzesi, Sanayi Müzesi, Deniz Müzesi ve Yahudi Müzesi; Kız Kulesi, Galata Kulesi; Rumeli ve Anadolu Hisarı ile İstanbul surları bunlar arasında sayılabilir.

15. yüzyılda yapılmış olan Kapalı Çarşı, turistlerin İstan-bul’daki başlıca uğrak yerlerinden biridir ve buradaki 4.000’e yakın dükkânda; mücevherler, antikalar, halılar, gümüş ve bakır hatıra eşyalar, deri ve süet giysiler, tahta ve sedef oymalar satılmaktadır.

Ayrıca 17. yüzyılda Hatice Sultan tarafından yaptırılan Mısır Çarşısı’nda, her türlü baharatı bulmak mümkündür.

İstanbul aynı zamanda modern bir alışveriş merkezidir. Carousel, Ataköy-Galleria, Akmerkez, Capitol, Carrefour-SA, Profilo, Kule ve Kule Çarşı, Kanyon ve İkea gibi kapalı alışveriş merkezlerinin yanı sıra İstiklal, Rumeli ve Bağdat Caddeleri kentin en seçkin alışveriş yerleridir.

Çeşitli sinema ve müzik festivalleri; tiyatro, opera, bale ve konser etkinlikleri; uluslararası sempozyum, konferans ve yarışmalar ile İstanbul, dünyanın sayılı kültür merkez-lerinden biridir. Her yıl Haziran-Temmuz aylarında düzen-lenen “Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali” dünyanın dört bir yanından gelen ünlü sanatçıları ağırlamaktadır.

İstanbul, önemli uluslararası spor etkinliklerine de sık sık ev sahipliği yapmaktadır. Boğaz ve Adalar, yelken sporları için ideal yerlerdendir. Yat turizminin de geliştiği kent, uluslara-rası bir yatçılık merkezidir. Ataköy, Kalamış ve Fenerbahçe Marinaları yatçılara geceleme dahil daha birçok olanak sunmaktadır.

Kilyos ve Şile, İstanbul çevresinde plajları ile tanınan tatil beldeleridir. Polonezköy ise 19. yüzyılda Polonyalı göç-menlerin gelip yerleştiği, çevresi ormanlarla kaplı ideal bir dinlenme yeridir. Milli Park olan Belgrad Ormanları İstan-bul’un akciğeri olarak bilinir. Bu ormanlardaki Atatürk Arboretumu ve Osmanlı döneminden kalma su kemerleri görülmeye değerdir. Silivri ve Kemer’de geniş golf sahaları bulunmaktadır.

Kocaeli-Sakarya ve Anibal’in Mezarı. Bir endüstri kenti olan Kocaeli, karayolu ile İstanbul’a bağlıdır. Çevresi meyve ve sebze bahçeleri ile kaplıdır. Roma döneminde “Nicomedia” olarak bilinen kent merkezi ve çevresinde, Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser bulunur. Kent yakınlarındaki Hereke, halı dokumacılığı ile ünlüdür.
Marmara Denizi’nin kuzey kıyılarındaki Gebze’nin ise zengin bir tarihi vardır ve ünlü Kartacalı kumandan Anibal’in mezarı buradadır.

Geniş ovalarında bereketli tarım alanlarının yer aldığı Sakarya ili de bir endüstri merkezidir. Eski devirlerde bu bölgenin insanları güzellikleri ile tanınırdı. Nitekim Roma İmparatoru Harianus’un dillere destan güzelliğiyle ünlü eşi Sabina, bu yörede yetişmiş ve daha sonra Roma’ya gelin gitmiştir.

Ayçiçeği Tarlaları ve Üzüm Bağları Cenneti. Türkiye’nin Avrupa bölümünü oluşturan Trakya’nın bereketli toprakları, genellikle ayçiçeği tarlaları ve üzüm bağları ile kaplıdır. Avrupa’dan gelip Türkiye’nin batı kapısı olan Edirne kentine giren bir yabancı, önce Türk mimarisinin şaheseri olan Selimiye Camisi ile karşılaşır. Geleneksel ünlü Kırkpınar Güreşleri her yaz başında Sarayiçi denilen ağaçlık alanda yapılmaktadır.

Geniş kumsallara ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerine sahip olan Tekirdağ ili, Trakya’nın batısında yer alır. Üzüm bağları ve şarap festivalleri ile ünlüdür. Doğa ve tarih açısından zengin olan Kırklareli, Türkiye’nin Avrupa toprak-larındaki en geniş ilidir. Karadeniz kıyılarındaki İğneada ve Kıyıköy, ince kumlu plajları ile tanınır.
Güney Marmara. Marmara Denizi’nin güneyinde Çanakkale, Balıkesir ve Bilecik illeri yer almaktadır. 15. yüz-yıldan kalma Çimenlik ve Kilitbahir Kaleleri boğaza ayrı bir güzellik katar. Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale cephesinde şehit düşen 500.000 askerin anısına Milli Park’ın güney ucunda 42 m yüksekliğinde “Çanakkale Şehitleri Anıtı” yaptırılmıştır. Çevrede İngiliz ve Fransızlara ait anıtlar da bulunur. Anzak askerlerinin çıkarma yaptığı Arıburnu sahillerindeki Anzak Koyu'nda, üzerinde Atatürk’ün Çanakkale savaşları ile ilgili hitabesinin de yazılı olduğu Anzak Anıtı, hümanizmin ölümsüz belgelerinden biridir.

Çanakkale’nin kuzeybatısında, kuzeyden güneye doğru tarihi kentler uzanır. Anadolulu Homer’in İlyada Destanı’nda adları geçen Kral Priamos, Hektor, Paris ve güzel Helena’nın yaşadığı; tahta atıyla ünlü tarihi Truva kenti, Çanakkale’nin 30 km güneybatısındadır. Truva’nın daha güneyinde sırasıyla Neandria, Aleksandria, Troas, Chryse ve Assos yer alır. Behramkale, yani tarihi ismiyle Assos, entelektüellerin tatil merkezi olarak da bilinir. Denizden 248 m yükseklikteki Assos Akropolü'nde yer alan Athena Mabedi, M.Ö. 6. yüzyılda yapılmıştır.

Marmara Bölgesi’nin önemli illerinden olan Balıkesir, kuzeyde Marmara ve batıda Ege Denizleriyle çevrelenmiştir. Balıkesir’in Marmara sahillerindeki en büyük yerleşim merkezi olan Bandırma, Marmara’nın İstanbul’dan sonraki en büyük limanıdır. Bandırma’nın kuzeybatısındaki Erdek, plajlarıyla ve tarihi eserleriyle ünlüdür. Bandırma’nın güneyindeki Manyas Gölü’nde ise, her yıl 239 türden üç milyona yakın kuşun geldiği Kuş Cenneti Milli Parkı bulunmaktadır.

Balıkesir ilinin Ege kıyıları, Edremit Körfezi çevresinde sıralanır. Doğal ve tarihi zenginliklerle dolu olan Edremit Körfezi sahillerinin tümü zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. Mitolojiye göre; dünyanın ilk güzellik yarışması, milli parkın bulunduğu Edremit’in kuzeyindeki Kaz Dağı’nda yapılmıştır. Truva Kralının oğlu Paris, bu dağlarda yaşamıştır.
Akçay, Altınoluk, Ören ve Ayvalık, Edremit çevresinde yer alan; doğal güzellikleri ve geniş kumsallarıyla gözde tatil beldeleridir. Çamlık ve Alibey Adası (Cunda) doğal güzellikleri yanında, damak tadını sevenler için leziz ve değişik deniz ürünlerinden yapılmış zengin mönülere sahip restoranları ile tanınır.

Sakarya Nehri tarafından sulanan topraklarda kurulu Bilecik ili, Osmanlı tarihi açısından önemli bir merkezdir. Osmanlı İmparatorluğu 1299 yılında burada kurulmuştur. Kentin 30 km doğusundaki seramikleriyle ünlü Söğüt, eski Türk boylarından Kayıların yerleşim yeridir.

Yeşillikler İçindeki “Tanrısal Kent”. Fransız şair Henri de Regnier, Uludağ’ın yamaçlarında yeşillikler içindeki Türkiye’nin beşinci büyük kenti Bursa’yı “tanrısal bir kent” olarak nitelemiştir.

UNESCO tarafından “Avrupa’nın çevresini en özgün şekilde koruyan kenti” seçilen Bursa’da; doğa, tarih, yeşil ve mimari, güzel bir harmoni ortamında bütünleşmiştir. İpeği, havluları ve kaplıcaları ile ünlü olan Bursa, aynı zamanda büyük bir sanayi kentidir. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayi gelişmiştir. Osmanlı döneminden kalma eserlerin yoğunlaştığı kentin güneyinde, modern tesislere sahip, kış sporları için ideal bir merkez olan Uludağ Milli Parkı bulunur.

Bursa’nın kuzeydoğusundaki İznik Gölü ise bir doğal güzellikler beldesidir. Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim merkezi olan İznik, Osmanlılar döneminde de bu özelliğini korumuştur. Dünya çini sanatının en güzel örnekleri, Osmanlı çini ustaları tarafından burada yapılmıştır. Çekirge ise Bursa’nın termal merkezidir.

 

 

www.mehmettunabas.tr.com.tr )  Kaynak:T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı

 Tag : sevgi | 39 Views | Post Comments | Share with Friends | Recommend

Monday,Oct 19 2009, 06:49:41 PMBULGARİSTAN'A TOPLU BAKIŞ (Bulgaria)

Bulgaristan (Bulgarca: Bılgariya, България), Güneydoğu Avrupa'da, Balkan Yarımadası'nda yer alan bir ulus devlettir. Ülke, batıda Sırbistan ve Makedonya Cumhuriyeti, doğuda Karadeniz, kuzeyde Romanya, güneyde Yunanistan ve Türkiye ile çevrilidir.

Tarih :Bulgaristan'ın ilk sakinleri Hint-Avrupa kökenli bir kavim olan Traklardır. Milatla birlikte ülke önce Roma İmparatorluğu, sonraysa Bizans İmparatorluğu egemenliğine girer. M.S. 6. yüzyılda Slavlar ile birlikte Türk kökenli bir kavim olan Ön Bulgarlar bu alana yerleşir. Aristokratik tabakayı oluşturan Türk Bulgarları bir süre sonra Slavlaşarak dillerini, 10. yüzyıldan itibaren de Ortodoksluğu kabul edip dinlerini bırakarak asimile olmuşlardır.

Bizans İmparatorluğu yıkılıncaya değin Bizans ile savaşıp hakimiyet alanlarını genişleten Bulgarlar, bir ara 1018-1186 yılları arasında yeniden Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiştir. 14. yüzyılda Türklerin Rumeli'ye çıkmasından sonra bağımsızlıklarını yitirerek Osmanlı Devleti'nin egemenliğine girmişlerdir.

Osmanlı Devleti'nin gerilemeye başlaması ve Çarlık Rusyası'nın da desteğiyle, Balkanların tümünde olduğu gibi Bulgaristan'da da ulusal kurtuluş hareketi alevlenmiş, 93 Harbi'nden yenilgiyle çıkan Osmanlı Devleti, Bulgaristan'ı 1878 yılında içişlerinde bağımsız prenslik olarak, 1908 senesinde ise tam bağımsız çarlık olarak tanımıştır.

Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlılarla aynı cephede savaşa katılan Bulgaristan, İkinci Dünya Savaşı'na da Almanya saflarında katılarak her iki savaştan da yenilgiyle çıkmıştır.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Balkanlar'da ilerleyen Sovyet ordusunun da yardımıyla Georgi Dimitrov önderliğinde sosyalist rejime geçen ülke, soğuk savaş yıllarında Varşova Paktı'nın üyesi olarak kalmış, geçen yüzyılın 80'li yıllarından itibaren ise topraklarındaki Türk azınlığa uyguladığı zorla bulgarlaştırma politikalarıyla dünyanın tepkisini çekmiş ve bunun faturasını 1989'da bulgar ekonomisine ağır bir darbe vuran Bulgaristan'dan Türkiye'ye yarım milyona yakın insanın göçüyle ödemiştir.







Doğu Bloku'nun çözülmesiyle 1990 yılında sözde sosyalist rejimin yıkıldığı Bulgaristan, Türk azınlığa yönelik asimilasyon politikalarını da terk ederek komşusu Türkiye ile olan ilişkilerini oldukça olumlu bir temele oturtmuştur. Ülke 2007 yılında Avrupa Birliği'ne katılmıştır.
Coğrafya
Balkan Dağları (Stara Planina) Bulgaristan'ı kuzeyde Tuna platosu, güneyde ise Trakya platosu olarak kabaca iki coğrafi bölgeye ayırır. Oldukça dağlık bir coğrafyaya sahip olan güney Bulgaristan'da Rodop ve Rila sıradağları yer alır. Ülkenin ve Balkanların en yüksek dağı olan 2925 metre rakımlı Musala Dağı da burada bulunmaktadır.

Ülkenin en önemli ırmağı olan Tuna Nehri, aynı zamanda Romanya-Bulgaristan sınırını oluşturur. Bulgaristan sınırları içerisinde doğup, Yunanistan-Türkiye sınırını oluşturarak Ege Denizi'ne dökülen Meriç (Maritsa) Bulgaristan'ın bir diğer önemli akarsuyudur.

İlleri
Blagoevgrad
Burgaz
Dobriç
Gabrovo
Hasköy
Kırcaali
Köstendil
Loveç
Montana
Pazarcık
Pernik
Plevne
Plovdiv
Razgrad
Rusçuk
Şumnu
Silistre
Siliven
Smolyan
Sofya ili
Sofya
Stara Zagora
Targoviste
Varna
Tırnova
Vidin
Vrace

Ekonomi
1990'a değin devlet yönetiminde sosyalist ekonominin hakim olduğu ülke, Doğu Bloku'nun çözülmesi sonucu Sovyet pazarını kaybetmesi ve kapitalist ekonomiye eklemlenme sorunları nedeniyle 90'lı yıllar boyunca milli gelirin % 70'e yakın küçüldüğü çok ağır bir ekonomik bunalım yaşamıştır. Bulgar ekonomisi, 90'lı yılların sonundan itibaren toparlanma sürecine girmiş olsa da, halkının gereksinimlerini yeterince karşılayabilen istikrarlı bir iktisadi yapı olmaktan hala çok uzaktadır. Ekonomi ile ilgili bazı istatistik veriler şöyledir: Milli gelir (2001): 13,5 milyar $, kişi başına düşen milli gelir: 1690 $, devlet borçları: 10 milyar $, devlet gelirleri (2000): 4,2 milyar $, devlet giderleri (2000): 4,4 milyar $, enflasyon (2001): % 93, ekonominin sektörlere göre dağılımı (2001): hizmet: % 57, endüstri: % 29, tarım: % 14

Din
Bulgaristan nüfusu'nun büyük bir kısmı Ortodoks Hıristiyan'dır (6,552,751). Bunun yanında başta Türkler olmak üzere 966,978 Müslüman ülkede yaşamaktadır.


Bulgaristan Türkleri
Bulgaristan'da, yakın zamana kadar Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ilişkileri Bulgar devletinin inkar ve zorla asimilasyon politikaları dolayısıyla geren, çok sayıda Türk asıllı Bulgar vatandaşı yaşamaktadır.

Bulgaristan'daki Türk azınlığın kökleri Anadolu'ya dayanır. Rumeli'nin 14. yüzyılda Osmanlılarca ele geçirilmesiyle Osmanlılar, Anadolu'daki diğer beyliklerin ve yarı göçebe aşiretlerin gücünün kırılması amacıyla, çok sayıda Türkü bilinçli olarak Balkanlara yerleştirmiştir. Tarih boyunca yaşanan çeşitli savaş ve çatışmalar dolayısıyla Bulgaristan'dan Türkiye'ye dört büyük göç dalgası yönelmiştir:

Bunlardan ilki Osmanlıların 93 Harbi'nde Ruslar karşısında bozguna uğramasının ardından yaşanan 1878 göçüdür. İkinci göç dalgası Balkan Harbi'nde yenilgiye uğrayan Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki tüm topraklarını Trakya dışında terketmek durumunda kalması sonucu 1912 yılında gerçekleşmiştir.

Üçüncü büyük göç İkinci Dünya Savaşı sonrası sosyalist rejime geçen Bulgaristan'ın tarım arazilerini devletleştirmesi ve Türkiye'nin Kore Savaşı'na katılması sebebiyle Moskova'dan Bulgar devletine yöneltilen, Türkiye'ye misilleme amaçlı Türk göçünün teşvik edilmesi talebi sonucu 1950-1951 yılları arasında yaşanan göçtür.

Dördüncü ve en son göç dalgası 1989 senesinde Bulgar devletinin asimilasyon politikalarına tepki olarak, dönemin başbakanı Turgut Özal'ın çabalarıyla gerçekleşmiştir.

Yaşanan tüm bu göçlere karşın Bulgaristan'da kesin sayısı tam olarak bilinmese de halen 1 milyonu aşkın Türkün yaşadığı tahmin edilmektedir. 1910'da, bu rakamın 2 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Yani dünyada, ataları Bulgaristan Türkü olan yaklaşık 5 milyon kişinin varlığından söz edilebilir.

1965 Bulgaristan nüfus sayımı sonuçlarına göre Türklerin toplam nüfusa oranının % 10 ve üzerinde olduğu bulgar yönetim birimleri aşağıdaki gibidir:

Kırcaali: % 72
Razgrad: % 48
Şumnu: % 34
Eski Cuma: % 32
Silistre: % 30
Hacıoğlu Pazarcık: % 17
Burgaz: % 11
Rusçuk: % 10
Bu istatistik '89 göçünden önce yapıldığı için değerlerin güncelliği kuşkuludur Son yıllarda Türk azınlık üzerindeki baskı politikasına son veren Bulgaristan, Avrupa Birliği'nin de baskıları yüzünden, bu ülkede yaşayan Türklerle kalcı bir uzlaşma kapısını aralamış görünmektedir.
        (((1878 DE ÇANAKKALE' YE GÖÇ EDEN BULGARİSTAN KÖYLÜLERİ)))

Aşağıda Tablo?da Çanakkalenin Biga ilçesindeki yerleşim yerlerinin (ilçe merkezi, belde ve köylerin) bir alfabetik listesi verilmiştir. Bu tabloda her yerleşim yerinin (köy veya beldenin) isminin hizasında, o köyün/beldenin etnik özelliği, ne zaman kurulduğu, kurucularının nereden göç ettiği hakkında kısa bilgiler vardır. Tabloda yer alan ?muhacir? terimi, bütün göçmenleri değil, 1877-78 Osmanlı-Rus Harbinden (Doksanüç Harbinden) sonra Bulgaristan?dan Biga?ya gelmiş olan anadil olarak Türkçe konuşan Müslüman göçmenleri ifade eder.

 Çeşitli Bulgar Sitelerinden alıntıdır..

Razgrad (Bulgarca Разград), Osmanlı dönemindeki adıyla Hezargrad, kuzey doğu Bulgaristan'da, Deliorman olarak bilinen Türk bölgesinde bir şehirdir. Razgrad ilinin idari merkezidir. Tuna nehrinin 80 kilometre güneyinde yer alır.

Resmi olarak %27 ile, Kırcaali'den sonra en yüksek Türk nüfus oranına sahip Bulgaristan şehridir. Tarihindeki ünlü güreşçiler sebebiye, "Pehlivanlar şehri" olarak bilinir.

Şehrin en ünlü yapıları, 19. yüzyılda yapılan Varosha mimari kompleksi, ethnografya müzesi, 1864'te yapılan Tanzimat döneminin karakteristiği saat kulesi, 1860'ta yapılan Mucizeci Aziz Nicholas Kilisesi ve ünlü İbrahim Paşa Camii'dir. Camii, 1530'da yapılmış olup, İstanbul hariç, Avrupa'nın en büyük camiisidir.

İlçeler

    * Razgrad
    * Zavet (Bulgarca Завет)
    * Kemallar (Bulgarca İsperih- Исперих)
    * Balbunar (Bulgarca Kubrat-Кубрат)
    * Kubadın (Bulgarca Loznitsa- Лозница)
    * Işıklar (Bulgarca Samuil -Самуил)
    * Torlak (Bulgarca Tsar Kaloyan- Цар Калоян)


  Razgrad daha Osmanlı İmparatorluğu döneminden beri pehlivan ve güreşçi'leriyle ünlü bir bölgede bulunur. Bu güreşçiler arasında Ahmet Kara, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Lütfi Ahmedov, Osman Durali ve Karagöz Köylü Hüseyin Pehlivan' ı sayabiliriz. ((Biga'nın kubakışı görünüşü))
Biga
ABDİAĞA: Pomak, 1891, Bulgaristan, Filibe, Rahova.
ADLİYE: Muhacir, 1889, Bulgaristan, Filibe vs.
AĞAKÖY: Muhacir, 1880, Bulgaristan, Razgrad/Şumnu.
AHMETLER: Yörük, 1561.
AKKAYRAK: Pomak, 1904, Bulgaristan, Filibe, Tomraç ve Küçükköy.
AKPINAR: Yörük (Tarih?) + Pomak, 1891, Filibe, Dravna ve Foyna.
AKSAZ: Mubadele Muhaciri, 1925, Yunanistan, Selanik, Doyran, Langaza, Klepe ve Turgutlu. (Eski Rum köyüdür)
AKYAPRAK: Muhacir, 1879, Bulgaristan, Razgrad, Ayazlar köyü.
ANBAROBA: Yörük (Tarih?), + Muhacir, 1894, Bulgaristan, Osmanpazarı, Razgrad vs.
ARABAALAN: Pomak, 1885, Bulgaristan, Filibe, Lakavitsa.
AŞAĞI DEMİRCİ: Çerkez, 1877, Kafkasya, Adige, Kuban; + Doksanüç Muhaciri, Bulgaristan, Razgrat, Osmanpazarı, Şumnu, Aydos, Rusçuk, Silistre.
AYITDERE: Türkmen, 1411 + Muhacir, 1878, Bulgaristan.
BAHÇELİ (İhsaniye): Çerkez, 1874, Kafkasya, Adige, Kuban Havzası, + Bulgaristan Muhacirleri, 1878.
BAKACAK (İpkaiye): Çerkez, 1874, Kafkasya, Adige, Kuban Hafzası, + Muhacir, 1877, Bulgaristan, Şumnu, Osmanpazarı.
BAKACAKLIÇİFTLİĞİ: Muhacir, 1877, Bulgaristan, Filibe, Yeniköy.
BALIKLIÇEŞME (BELEDİYESİ): Muhacir, 1878, Bulgaristan, Tırnova, Şumnu, 1878
BEKİRLİ: Yörük, 1561, Karaçadırlı Aşireti.
BEZİRGANLAR: Yörük, 1648.
BİGA: Yerli + Muhacir + Pomak + Çerkez + Kumuk + Çeçen + Mubadele Muhaciri + Çingene, vd.
BOZLAR: Yörük, 1625 + Muhacir, 1943, Bulgaristan, Eski Cuma.
CAMİALAN: Pomak, 1900, Bulgaristan, Filibe, Daudvu, Kuruşu ve Drievu.
CİHADİYE: Çerkez, 1887, Kafkasya, Adige, Kuban.
ÇAKIRLI: Yörük, 1711.
ÇAVUŞKÖY: Yerli, Yörük ? 1385 ?
ÇELİKGÜRÜ: Muhacir, 1881, Bulgaristan, Razgrad, Karaveliler, Hocalar.
ÇELTİK: Muhacir, 1882, Şumnu, Akyar (Eski Bulgar köyüdür).
ÇEŞMEALTI: Pomak, 1878, Bulgaristan, Botevgrad, Orhaniye.
ÇINARDERE: Çeçen, 1864, Dağıstan, + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Şumnu.
ÇINARLIKÖPRÜ: Çeçen, Dağıstan, 1848 + Muhacir, Bulgaristan, Çeşitli.
ÇÖMLEKÇİ: Muhacir, 1878 (Karağaç Köyünden gelen tarafından kurulmuştur).
DANİŞMENT: Yerli, 1171.
DEĞİRMENCİK: Mübadele Muhaciri, 1925, Yunanistan, Selanik Dedeağaç, + Muhacir, Bulgaristan, Kosova, Üsküp (Eski Rum köyüdür)
DEREKÖY (Şevketiye): Çerkez, 1872, Kafkasya, (AdigeKuban, Krosnodar, Tantogay ve Şinci köyleri, 1872.
DİKMEN: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Kırcaali, Boruva.
DOĞANCI: Kumuk, 1877, Dağıstan, Aksay şehri Vadigilli, Elpeyli Torgalli, + Romanya ve Bulgaristan Muhacirleri, 1934.
EĞRİDERE: Muhacir, 1871, Eskicuma, Akmehmet Köyü, Şumnu Nasçı Köyü.
ELMALI: Pomak, 1882, Bulgaristan, Filibe, Bukova, Rakovutsa, Drenova.
EMİRORMAN (İhvaniye): Çerkez, 1881, Kafkasya, Adige, Kuban, Eskalay.
ESKİBAKACAK: Yörük, 1542 (Türk Bakacak).
ESKİBALIKLI: Yörük, 1600, + Tatar, 1761
EYBEKLİ: Yörük, 1731 + Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Rubcuz, 1878, + Muhacir, Bulg. Lofça
GEMİCİKIRI: Muhacir, 1881, Bulgaristan, Eskicuma, Kamçıboylu; Şumnu, Yasçı.
GEREDELİ: Yörük, 1445.
GERLENGEÇ: Muhacir, 1877, Razgrad, Sultaniye, Eskicuma Popköy.
GEYİKKIRI: Kumuk, Dağıstan, 1860 + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Eskicuma, Balıksu, + 1934, Razgrad, Pabuççular.
GÖKTEPE: Muhacir, 1888, Bulgaristan, Eskicuma, Kayabaşı, Hocaköy.
GÜLEÇ KÖY: Muhacir, 1881, Bulgaristan, Tunca/Arda Akıncılar Köyü.
GÜMÜŞÇAY (BELEDİYESİ) (Demetoka): Yerli, Tarih ?.
GÜNDOĞDU (Karantı): Pomak, 1883, + Muhacir, 1883, Bulgaristan, Filibe, Evciler, +Şumnu Terbi Köy, Karlıova,
GÜRÇEŞME (Arapçeşme): Muhacir, 1877, Bulgaristan, Razgrad, Osmanpazarı, Araplar, Aşağı Kapdağı ve Ayazlar
GÜRGENDERE: Muhacir, 1884, Bulgaristan, Razgrad, Umur.
GÜVEMALAN KÖYÜ: Yörük, 1855 + Muhacir, 1895, Bulgaristan, Şumnu + Pomak, Filibe Küççükköy ve Tomaç.
HACIHÜSEYİNYAYLASI: Muhacir, 1891, Bulgaristan, Filibe, Tekke Köy.
HACIKÖY (Maksudiye): Çerkez, 1872, Adige, Kuban, + Muhacir, 1878, Bulgaristan Razgrad, Eskicuma, Şumnu.
HACIPEHLİVAN (Hulübeliler): Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad, Hülübe.
HARMANLI (Fiilik): Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Dervisova.+ Muhacir, Bulgaristan, Şumnu, Aydos
HAVDAN: Pomak, 1881, Bulgaristan Filibe, Poyna, Dravna, Bukfu.
HİSARLI (Hasalı): Yörük, 1711.
HOŞOBA: Yörük, 1767 + Muhacir, 1877, Bulgaristan, Razgrad, Ada Köyü, Lofça.
ILICABAŞI: Pomak, 1893, Bulgaristan, Filibe, Lakaviça, Corgan, Tafrişna.
IŞIKELİ (Eşekçi): Pomak, 1896, Bulgaristan, Filibe, Lokavitsa.
İDRİSKORU (Tevfikiye): Çerkez, 1873, Kafkasya, Adige, Kuban, 1873.
İLYASALAN: Pomak, 1911, Bulgaristan, Filibe, Tomraç ve Küçükköy.
İSKENDERKÖY: Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Drenova, + Yunanistan Dedeağaç, + Kosova Ronen (Eski Bulgar köyüdür).
KAHVETEPE (Şerefiye): Çerkez, 1874, Kafkasya, Adige, Kuban.
KALAFAT: Boşnak, 1861, Saraybosna, Kesalak, Bihaç Velikakyaruşa, Sazin.
KALDIRIMBAŞI: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad.
KANİBEY (Popköy): Muhacir, 1883, Bulgaristan, Razgrad, Popköy.
KAPANBELEN: Pomak, 1869, 1877, Bulgaristan, Filibe, Dobrulu Köyü.
KARAAĞAÇ: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad, Karaağaç Köyü.
KARABİGA (Belediye): Yerli.
KARACAALİ: Yörük, 1700?ler + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Şumnu, Çavuşköy, Kurtlar, Saraçlar.
KARAHAMZALAR: Yörük, 1700?ler+ Muhacir, 1897, Bulgaristan, Razgrad Şumnu, Akyar, + Şumnu, Siyahlar, 1934.
KARAPÜRÇEK: Yörük (Karakeçili), 1812 + Romanya Muhaciri, 1934, Köstence, Siyahlar Köyü.
KAŞIKÇIOBA: Yörük, 1761.
KATRANCI: Muhacir, 1877, Bulgaristan, Karlova, Bançeliköy.
KAYAPINAR: Muhacir, 1878, Bulgaristan, Razgrad, Araplar, Hocaköy, Dereköy, Ayazlar.
KAYNARCA: Pomak, 1896, Bulgaristan, Filibe, Çatrak, Direnova, Steminak, Çurkuvu ve Sriyavu.
KAZMALI: Muhacir, 1883, Bulgaristan, Şumnu, Dobruca, Pravda, Cumalı.
KEMER: Mübadele Muhaciri, 1925, Yunanistan, Dedeağaç, Vardar ve Selanik. (Eski Rum Köydür).
KEPEKLİ: Muhacir, 1903, Bulgaristan, Aydos, Kiremitçik Köyü.
KOCAGÜR: Muhacir, 1877, Bulgaristan, Şumnu, Hocaköy; Razgrad, Kurtlar.
KORUOBA: Yörük Tarih ? + Muhacir, 1878, Bulgaristan, Osmanpazarı, Karınabat, Tırnova, Silistre vs.
KOZÇEŞME (Belediye): Muhacir, 1884, Bulgaristan, Şumnu, Karaveliler.
OSMANİYE: Çerkez, 1877, Kafkasya, Adige, Kuban.
OTLUKDERE: Muhacir, 1879, Bulgaristan, Şumnu, Çobanköy, Osmanpazarı, Tırnova.
OVACIK: Yörük, 1761.
ÖRTÜLÜCE: Muhacir, 1904, Filibe, İnebekçi köyü, Kırcaali, Hasköy.
PAŞAÇAYI (Boğaalan): Yörük, 1681.
PEKMEZLİ: Yörük, 1261.
RAMAZANLAR: Yörük, 1461.
SARICAKÖY: Yörük, 1360.
SARIKAYA: Göçebe, 1860 + Pomak, 1879, Bulgaristan, Filibe, Rava, Yeşilköy, Tırmış.
SARISIVAT: Muhacir, 1886, Bulgaristan, Filibe, Baruva, (Kırcalı).
SARNIÇ: Yörük, 1711.
SAVAŞTEPE (Lütfiye): Çerkez, 1878, Kafkasya, Adige, Kuban.
SAZOBA: Muhacir, 1880, Bulgaristan, Razgrad, Kosovina.
SELVİ: Muhacir, 1887, Bulgaristan, Şumnu, Selvi, Görmekçe.
SIĞIRCIK; Muhacir, 1877, Bulgaristan, Razgrad, Osmanpazarı, Şumnu.
SİNEKÇİ: Muhacir, 1880, Bulgaristan, Eskicuma, Nasçıköy, Adaköy, Çukurkışla, Tekeli, Razgrad, Buğular.
ŞAKİRBEY: Muhacir, 1299, Bulgaristan, Eski Zağra.
ŞİRİNKÖY: Muhacir, 1880, Razgrad, Kosovina.
TOKATKIRI: Çerkez, 1265, Adige + Muhacir, Bulgaristan, Razgrad, Eski Zağra, Filibe vs.
YANIÇKÖY: Yörük, 1685.
YENİCEKÖY: Muhacir, 1893, Bulgaristan, Pravadi vs + Mubadele Muhacirleri, 1925, Yunanistan, Selanik, Florina, Dedağaç, Sofular (Eski Rum köyüdür).
YENİÇİFTLİK (Belediye): Pomak+Muhacir, 1895, Bulgaristan, Belaslatina, Lofça, Bejanova, Palamarsa, Köklüce, vs.
YENİMAHALLE: Muhacir, 1882, Bulgaristan, Razgrad, Doğandere, vd.
YEŞİLKÖY (Çilingir Mahallesi): Pomak, 1882, Bulgaristan, Filibe, Çilingir Köy.
YOLİNDİ: Pomak, 1878, Bulgaristan, Filibe, Naresçan,
YUKARIDEMİRCİ: Yörük (1861)+Muhacir, 1878, Bulgaristan, Şumnu, Eskiköy, Sırtmahalle.
Lapseki ilçesine bağlı olan Dişbudak Köyü' de 1878' de göçmüş, %100 bir muhacir köyüdür.
TUNALIM(Deliormanlı)

 Tag : Bulgaria | 16 Views | Post Comments | Share with Friends | Recommend